Allah rızası güzel sözler, aşk sözleri, dini güzel sözler







      Diğer Sitelerimiz

25000 Veciz Söz

#399

Bir kimse, Cüneyd-i Bağdadi Hazretlerine,

Bu zamanda hakiki kardeşlikler azaldı. Nerede o, Allah için olan kardeşlikler, eski dostluklar? demişti.

Cüneyd-i Bağdadi, bu sözün sahibine şu karşılığı verdi:

Eğer senin sıkıntılarına katlanacak, ihtiyaçlarını giderecek birini arıyorsan, bu zamanda, öyle bir kardeşi ve dostu bulamazsın.

Ama kendisine Allah için yardım edeceğin, sıkıntılarına Allah rızası için katlanacağın kardeş ve dost arıyorsan, böyleleri çoktur.

 

#502

Kul, aslında cehennemlik olan bir adamı Allah rızasına uygun hayırlı bir iş yaptığını gördüğü için sevmiş olsa, bu yüzden Allah onu mükâfatlandırır. Yine kul, aslında cennetlik olan bir adama Allah’ın rızasına aykırı bir kötülük yaptığını gördüğü için buğz etmiş olsa, bundan dolayı Allah onu mükâfatlandırır.

#865

Bir kimse müslümanım dediği zaman Allah-ü Teâlâ onun ameline bakmadan bırakmaz. Amel ettiği vakit verâ yâni şüphelilerden sakınmasına bakar. Verâ sâhibi olunca da niyetine bakar. Niyeti hâlis, Allah rızâsı için ise, artık diğer kusurlarını Allah-ü Teâlâ düzeltir.

 

 

#954

Sırf Allah rızası için yapılmayan hiçbir amel makbul değildir.
 

#1254

Yalnız yaşayan bir derviş, sahranın bir köşesinde oturuyordu. Yanından adamlarıyla bir hükümdar geçti. Derviş, başını kaldırıp hükümdara iltifat etmedi. Hükümdar öfkelendi. Vezir dervişe dedi ki: 
Niçin saygı göstermedin? 
Derviş cevap verdi:
Hükümdara söyle, kim kendisinden nimet umuyorsa saygıyı ondan beklesin. Şunu da bilsin ki, hükümdarlar halkın koruması içindir. Koyun, çoban için değildir. Fakat çoban, koyun içindir.
Hükümdar, dervişin sözünü beğendi: 
Benden bir şey iste, dedi. 
Derviş cevap verdi: 
Bir daha beni rahatsız etmemenizi istiyorum. 
Hükümdar: 
O halde bana öğüt ver, deyince derviş şunu söyledi: 
Şimdi elinde nimet varken düşün! Zirvedesin, Allah için ne yapacaksan şimdi yap. Bu devlet de, saltanat da elden ele geçip gidecektir. Kalıcı olan ahiret için yapılandır. Yapılan ibadet bile olsa Allah rızası için yapılmamışsa dünyalık olur, dünyada kalır.

#1336

Şu bilinmelidir ki Allah-ü Teâlâ’nın insanın ibadetine, taatine asla ihtiyacı yoktur. Hâşâ Rabbü’l-Alemin’in azameti insanın ibadetiyle ne büyür ne de küçülür. Yapılan bütün amellerde tek maksat Yüce Allah’ın rızasıdır. Allah’ın rızası da emirlerine mutlak bir itaatle ve sözlerinden dışarıya çıkmamakla olur. Namazdaki, taat ve ibadetteki maksat Allah rızasını kazanmaktır. Bu menfaat de Allah rızası ve Allah dostluğudur.

#1383

Seyyid Hasan Şazelî Hazretleri bir arkadaşı ile bir mağaraya girdi. Gayeleri nefislerini ıslah etmekti. Ancak mağarada halvette ibadetle meşgul iken birbirlerine şöyle diyorlardı:

“Muradımıza nasıl erer, nasıl keşif ve keramet sahibi oluruz? Ulu makam ve mertebelere nasıl ulaşırız?

Onlar böyle konuşurken mağaranın kapısında bir ihtiyar peyda oldu. Selam verdi, aldılar. Ona kim olduğunu sordular. Şöyle cevap verdi:

Ben Allah’ın kullarından biriyim, ismim Abdülmelik.

Hayırdır niye geldin?

Size hayret ettim, ondan geldim.

Bizim şaşılacak ne halimiz var? Mağaraya nefsimizi, benliğimizi yok etmeye geldik.

Hayır, siz mağaraya nefsinizi azdırmaya girdiniz. Ne gün evliya oluruz, ne gün gökte uçar, denizde yürürüz… Bunları konuşuyorsunuz. Mağarada olanın gayesi bu olmamalı. Ne zaman Allah’ın rızasını buluruz, Allah düşmanı nefsimizi ne zaman ıslah ederiz, kötü ahlaktan nasıl kurtulur, güzel ahlakı nasıl kazanırız? Amacınız işte bu olmalı. Fakat sizin gayeniz bunlar değil.

Bu sözler üzerine tövbe istiğfar ettiler. İşte, halis niyet ile o zat, bir tasavvuf büyüğü olan Hasan Şazelî hazretleri oldu.

#1513

Ey gafil! Eğer ilmi Allah rızası için öğrendiysen insanlardan istemeyi kes! Yok, dünya için öğrenmişsen, cennet arzu ve isteğini kalbinden çıkar.

#1629

Yahya b. Muaz k.s. demiştir ki:

“Verâ iki şekilde olur: Biri bedende olur. Bu, kulun sadece Allah’ın rızasına uygun olan amelleri yapmasıdır.

Diğeri ise, kalble olur. Bu da, kalbe yüce Allah’tan başka kimsenin girmemesidir.”

#1716

Gavs-ı Bilvanisî Abdulhakim Hüseynî k.s. şöyle der:

“İhlâs, âlemleri Rabbi olan Allah’ın emir ve hükümlerini sadece onun rızası için yapmak bütün gücünü bunun için sarf etmektir. İhlâs, ilahî emirlere sebat göstermenin özüdür.

#1979

Tasavvuf yolunun büyüklerinden Haris el-Muhasibî k.s. Hazretleri "Risâletül-Müsterşidîn" adlı eserinde yolumuzun inceliklerini şöyle anlatmıştır:

"Biri gelir, kurtuluşa götürecek ameller işlemenin yolu nedir?" derse şöyle deriz:

-Takva sahibi büyüklerin yolundan ayrılmamak,

-Tasavvuf yolunun adap ve erkânını gözetmek,

-Nefs muhasebesi yapıp gaflete düşmemek,

-İnsanların hakkını gözetmek, adalet ile iş yapmak,

-Eziyet etmekten sakınmak,

-Eldekini başa kakmadan, minnet altında bırakmadan vermek,

-Haset etmeden, herkese karşı güzel davranmak,

-Kanaat sahibi olmak,

-İnsanlara yabancılaşmadan, onlarla tevazulu ilişki kurmak,

-Yalnız kalınca Allah'ın zikri ile meşgul olmak,

-İnsanlara hizmet etmek şevkiyle diğer arzuları kalpten çıkarmak,

-Niyeti Allah'ın rızasına bağlamak,

-Kurtuluşu istikamet yolunda aramaktır."

 

#2020

Âlim, haramı, helali bilen değildir. Âlim bildiği ile amel edendir.

Süfyan bin Uyeyne

Bir âlim, dünya ve kadın mevzuunda dürüst ve namuslu davranmadıkça kemâle eremez.

A’lâ bin Zeyyad r.a.

Âlim, ilmi ile Allah rızasını murad ederse, ondan her şey korkar. Fakat imi ile para yığmayı gaye edinirse, kendisi her şeyden korkar.

Muhammed bin Selem







Etiketler