nefis güzel sözler, aşk sözleri, dini güzel sözler







      Diğer Sitelerimiz

25000 Veciz Söz

#363

Nefis ve şeytan cehennem yolunun rehberleridir. Dünyada onlara uyan insanların akıbeti hiç istemedikleri halde cehenneme girmek olacaktır.

#385

Allah-ü Teâlâ, akıldan sonra, nefsi yaratmış ve ona, cehalet, şehvet, tamahkârlık, yalan, harislik, gadap, zulüm, fesatlık ve şirk gibi aşağı duygular vermiştir.

#396

Nefis, insanın en büyük düşmanıdır. Onu dost edinmek, onu memnun etmeye çalışmak, cehenneme giden yolda kararlı adımlarla yürümektir.

#441

Nefis asla doymak bilmeyen bir oburdur.

 

#450

Kardeş! İnsanı şeytan azdırır dersin. Ya şeytanı kim azdırır?

 Şeytan durup dururken, kendi kendine azmadı. Şeytanı azdıran nefis seni rahat mı bırakacak sanıyorsun?

 

#455

Eskiden beri âlimler, “insanları günahlara sevk eden dört amel”den söz ederler. Bunlar; nefis, şeytan, dünyaya düşkünlük, kötü arkadaş ve kötü çevredir.

 

#554

“Kalbe gelen bir düşüncenin hayır mı şer mi olduğunu ayırt edebilmek için din âlimleri onun şu dört ölçüden biriyle tartılması gerektiğini söylüyor.

 Birinci ölçü dinin kurallarıdır. Kalbe doğan düşünceleri din terazisiyle tartarız, uygunsa hayırdır, uygun değil veya şüphe ediyorsak şerdir.

Şayet bundan bir sonuç alamazsak ikinci ölçüye başvururuz. Bu da o düşünceyi, salih mümin olduğuna inandığımız kişilerin amelleriyle karşılaştırmaktır. Eğer onları güzel ahlakına uyuyorsan hayırdır; uymuyorsa şerdir.

 Bundan da bir sonuç alamazsak üçüncü ölçüye başvururuz. Bu da nefistir. Nefsine bakarsın, eğer nefis çekindiği, korktuğu için değil de tabii olarak ondan tiksiniyorsa o hayırdır; nefret duymuyorsa o şerdir.

 Dördüncü ölçü de nefsin meylidir. Eğer nefis, o fikre karşı tabii bir meyil duyuyor ve onu yapmayı arzuluyorsa, o şerdir. Çünkü nefis, hayra tabi olarak bir şeye meyletmez. Kalbine doğan düşünceler eğer Allah’ın adının anılmasıyla zayıflıyorsa şeytandandır. Çünkü şeytan, Allah’ın zikrine karşı dayanamaz.

#707

Nefis sürekli insana ahireti unutturmaya çalışır. Nefis daima yaşadığı anın zevkiyle meşgul olmak ister.

 

 

#1369

Dost istersen Allah (c.c) yeter.

Yaren istersen Kur’an yeter.

Mal istersen kanaat yeter.

Düşman istersen nefis yeter.

Nasihat istersen ölüm yeter. 

#1383

Seyyid Hasan Şazelî Hazretleri bir arkadaşı ile bir mağaraya girdi. Gayeleri nefislerini ıslah etmekti. Ancak mağarada halvette ibadetle meşgul iken birbirlerine şöyle diyorlardı:

“Muradımıza nasıl erer, nasıl keşif ve keramet sahibi oluruz? Ulu makam ve mertebelere nasıl ulaşırız?

Onlar böyle konuşurken mağaranın kapısında bir ihtiyar peyda oldu. Selam verdi, aldılar. Ona kim olduğunu sordular. Şöyle cevap verdi:

Ben Allah’ın kullarından biriyim, ismim Abdülmelik.

Hayırdır niye geldin?

Size hayret ettim, ondan geldim.

Bizim şaşılacak ne halimiz var? Mağaraya nefsimizi, benliğimizi yok etmeye geldik.

Hayır, siz mağaraya nefsinizi azdırmaya girdiniz. Ne gün evliya oluruz, ne gün gökte uçar, denizde yürürüz… Bunları konuşuyorsunuz. Mağarada olanın gayesi bu olmamalı. Ne zaman Allah’ın rızasını buluruz, Allah düşmanı nefsimizi ne zaman ıslah ederiz, kötü ahlaktan nasıl kurtulur, güzel ahlakı nasıl kazanırız? Amacınız işte bu olmalı. Fakat sizin gayeniz bunlar değil.

Bu sözler üzerine tövbe istiğfar ettiler. İşte, halis niyet ile o zat, bir tasavvuf büyüğü olan Hasan Şazelî hazretleri oldu.







Etiketler