ateist güzel sözler, aşk sözleri, dini güzel sözler







      Diğer Sitelerimiz

25000 Veciz Söz

#1256

İmam-ı Âzam Hazretlerine bir ateist, bir mutezile, bir de cebriyeci üç kimse gelir. Ateist sorar:
“Allah varsa, var olan görülür. Varsa ispat et.” 
Akılcı olan mutezile sorar:
“Cehennemde ateş var. Şeytan ateşten yaratılmıştır. Şeytana ceza vermek mümkün mü?”
Cebriyeci de sorar:
“Sen ise irade-i cüziyye var diyorsun. Her şeyin hâlıkı Allah iken insan ne yapabilir ki?"
İmam-ı Âzam Hazretleri, yerden 3 avuç nemli toprağı top gibi yapıp, her topu birine atar.
Üçü de, durumu kadıya şikâyet eder. Kadı niye çamur topu attığını sorar.
İmam-ı Âzam Hazretleri der ki:
Bunlar bana soru sordu ben de cevap verdimAteist, “Allah varsa, var olan şeyin görünmesi gerekir” demişti. Toprak başımı acıttı dedi, madem ağrı var, ağrıyı göstermesi lazımdır. Ağrıyı bile göremeyen Allah’ı nasıl görebilir ki? Ateist akılsızdır, aklı varsa göstermesi gerekir. Ruh da akıl gibi görünmez, ama yaptıklarından anlaşılır. Kâinatın var olması da onun bir yaratıcısının olmasını gerektiğini gösterir.
Mutezile olan ise, topraktan yaratılmış olduğu halde, çamur toptan etkilendi. Toprak topraktan etkilendiğine göre ateş de ateşten etkilenir. Demir testeresi demiri kestiği gibi, ateş de ateşi yakar.
Cebriyeci ise, “Allah her işi zorla yaptırır” diyordu. O zaman o toprağı Allah attı, bu beni niye şikâyet ediyor? Kendi kendini yalanlamış oluyor.

Ustasız yapılan kayık
Hazret-i İmamın böyle kısa cevaplar verdiği çoktur. Mesela bir ateistle saat onda buluşup münazara etmek üzere anlaşırlar. Hazret-i İmam kasten toplantıya bir saat kadar geç gelir. Ateist gecikince, “Bakın imamınız korktu gelemiyor” der, gelince de niye geç kaldın diye sorarlar. O da, “Kayık yoktu. Irmaktan geçemedim, bir de baktım ki, ağaçtan kopan dallar kendiliğinden bir kayık oluverdi, ben de binip geldim, ondan geciktim” der. Ateist, gülmeye başlar, “Gördünüz mü nasıl yalan söylüyor, hiç kendiliğinden, bir ustası olmadan kayık yapılır mı?” der. Hazret-i İmam hemen taşı gediğine koyar:
“Bre ateist, bir kayık ustasız kendiliğinden olamazsa, bu koca kâinat kendiliğinden nasıl var olur” diyerek ateistle münazara bile etmeden galip gelir.

Sayıların sonu olmaz
Yine bir ateist, “Allah var ise, başlangıcı olmadığı gibi, sonsuz da olamaz, yani Allah ezeli ve ebedi değildir” der. Hazret-i İmam, 1’den önce sayı var mı? der. O da yok der. “Sayıları sonuna kadar say bakalım” der. O da, epey saydıktan sonra, bırakır. Hazret-i İmam, “Devam et, sonuna kadar say” der. Ateist, “Milyon, milyar, trilyon, katrilyon…. Bunun sonu olmaz” deyince, Hazret-i İmam, “Sayıların bile 1’den öncesi ve sonu olmadığına göre, kâinatı yoktan yaratan ezeli ve ebedi olmaz mı?” der.

Güvenilen kişi
İmam arkasında niye Fatiha okutturmuyorsun diyenlere de şöyle der: 
“Siz kırk kişisiniz, hepinizi ayrı ayrı mı ikna edeyim yoksa en güvendiğiniz ilim sahibi birini ikna etsem, siz de kabul eder misiniz?
Adamlar kabul ederiz der. O zaman Hazret-i İmam der ki: 
“Münazara başlamadan daha dava bitmiştir. Siz kırk kişiden birisine güveniyorsunuz, onu seçtiniz. Ben de imamın okuduğu kâfi gelir, cemaatin okuması gerekmez diyorum. Siz nasıl bir kişiye güvenmişseniz ben de imama güvendim."

#1886

Paris'te çok ünlü kansercilerin ve genetik ilim adamlarının bulunduğu Gustav Russy Hastanesi’nde, doğu ülkelerinden gelen ateist bir kanserci ile konuşurken, kendisine şu soruyu sordum.
Ana rahmindeki embriyonun (rüşeym) birkaç hücreden ibaretken, böbrek salgı bezi ile tükürük salgı bezini yapacak çekirdek genler arasında ne kadar mesafe vardır?
Hafifçe kasılarak:
"Bir mikronun (milimetrenin binde birinin) binde biri kadar cevabını verdi.
Peki, dedim. Bu nasıl bir kör biyoloji ve nasıl bir tesadüftür ki, milyarca insan teşekkül ederken, bir mikronun binde biri kadar mesafede tek bir hata olmuyor? Ve insanın ağzından tükürük yerine, idrar salgısı çıkmıyor?
Ateist ilim adamı bu soru karşısında yutkunup dururken, Fransız genetikçileri verdiğim örnekten pek hoşlanmamış görünüyordu. Hâlâ birbirlerine nakledip dururlar.







Etiketler