Bişr-i Hafi Hz.leri güzel sözler, aşk sözleri, dini güzel sözler







      Diğer Sitelerimiz

25000 Veciz Söz

#900

Bişr-i Hafi hazretleri buyurdu ki: "Âzâları içinde yalnız dili ile şükreden kimsenin şükrü az olur. Çünkü gözün şükrü, bir hayır gördüğü zaman onu almak, eğer şer görürse onu örtmektir. Kulağın şükrü, bir hayır işittiği zaman onu ezberlemek, şer işitirse onu unutmaktır. Ellerin şükrü, onlarla hak olandan başkasını tutmamaktır. Midenin şükrü, ilim ve hilm ile dolu olmak; ayakların şükrü de, iyilikten başkasına gitmemektir. Kim böyle yaparsa hakikaten şükredenlerden olur."

#901

Bişr-i Hafi Hazretleri cemaatle sohbet ediyor, rızadan bahsediyordu. Sohbette bulunanlardan birisi; "Ey Bişr! Makam ve itibar sahibi olduğun için halktan hiçbir şey kabul etmiyorsun. Eğer zühd sebebiyle hakikaten dünyadan yüz çevirmişsen, halktan gizlice bir şeyler alıp fakirlere ver ve kendin de tevekkül üzere oturup rızkına razı ol." dedi. Bu söz üzerine Bişr-i Hafi buyurdu ki: "Bunun cevabını dinle. Fukara ve dervişler üç çeşittir. Birinci kısım, asla kimseden bir şey istemez, verirlerse de almaz. Bunlar hâl sahibi, ruhaniyet ehli kimselerdir. İzzet ve celâl sahibi Allah-ü Teâlâ’dan her ne isterlerse, Allah onu bu kimselere verir. Allah-ü Teâlâ şunu verecek diye yemin edecek olsalar derhâl duaları kabul edilir. Diğer bir kısmı halktan bir şey istemez ama verildiğinde kabul eder. Bunlar dervişlerin orta tabakasıdır. Allah-ü Teâlâ’ya tevekkül ederek sükûn, rahat bulurlar. Bu kısım, kudsiyet makamında ebediyet sofrasına oturmuş bir tâifedir. Üçüncü kısım ise, güçleri yettiğinde sabrederek oturur ve rızkın geleceği vakti gözler. Böyleleri zarurî ihtiyaçları mecbur bırakırsa, kalpleri Allah-ü Teâlâ’ya bağlı olduğu hâlde çıkıp halktan isterler." Bu cevabı alan kimse; "Bu söze râzı oldum. Allah’da senden râzı olsun." dedi.

#902

Bişr-i Hafi hazretlerinin hastalığı sırasında talebelerinden birisi onu ziyarete gitti. Bişr-i Hafi’ye; "Bana nasihat et." dedi. Bişr-i Hafi buyurdu ki: "Bir karınca vardı. Yazın taneleri toplar, kışın yerdi. Bir gün topladığı taneyi yemek üzere ağzına aldı. Tam bu sırada gelen bir kuş onun ağzındaki taneyi kaptı. Karınca topladığı şeyi yiyemedi ve emeline kavuşamadı. Dünyada insanlar da böyledir. Mal ve servet toplarlar. Onları ya başkaları alıp tüketir veya ölüm kuşu gelip o kimseyi alır da dünyadaki emeline kavuşamaz. Hal böyle olunca, dünyaya gönül vermemeli, âhiret için hazırlanmalıdır."

#922

Bişr-i Hafi Hazretlerine "Tasavvuf nedir?" diye sorulunca, buyurdu ki: "Tasavvuf üç anlama gelir. İlki mârifet nûruna ârif olmak ve verâ hâlini kaybetmemektir. İkincisi, dış görünüşünü bâtıl olan şeylerden alıkoymaktır. Sonuncusu ise kerâmetlerini gizlemektir."







Etiketler