Diğer Sitelerimiz

25000 Veciz Söz

#364

“Beden ruhun hanesidir.” buyruluyor. Bir yoksulu giydirmek, bir açı doyurmak böyle önem kazanırsa, ruhları iman ile nurlandırmak, takva ile korumak, salih amel ile terakki ettirmek, ilim ile aydınlatmak ve güzel ahlak ile süslemek ne kadar önemlidir? Kıyas edilsin.

#372

En çok hâyır umduğum bir şey varsa o da, sâlih amellerimi az görmemdir.

Rabia-i Adevviye

#433

İkinci bin yılın yenileyicisi olan İmam Rabbani k.s. hazretleri Mektubatında şöyle buyurmuştur:

“İşin aslı nihayetinde kalbe dayanır. Eğer kalp Allah’tan başka şeylere bağlanır ve kendini onlara kaptırırsa hali hiç iyi değildir. Sadece âdete uyarak yapılan amellerle ve şeklî ibadetlerle bir şey ele geçmez. Bunun yerine kalbin imana tamamen sarılması ve bu haldeyken Allah’ın emrettiği bedene ait ibadetlerin yerine getirilmesi gerekir.

Salih amelleri yerine getirmeden kalbin iyiliğinden, temizliğinden söz etmek de boş bir iddiadır. Tıpkı dünyada bedensiz ruhun varlığı düşünülemediği gibi, salih amelsiz de kalbin selameti düşünülemez.”

 

#545

Şah-ı Nakşibend k.s. Hazretleri Gadyut denilen yere gitmişti. Bir derviş kendisine yemek ikram etti. Şah-ı Nakşibend k.s. Hazretleri ona şunları söyledi:

Benim bu yemeği yemem uygun olmaz. Zira bu yemek öfke ile yoğrulmuş, gazap ateşiyle pişirilmiş. Bir kimse yemeği hazırlarken kaşığını gaflet, azap, gönül koyarak kullansa, o yemekte hayır ve bereket olmaz. Şeytan ve nefs, böyle bir yemekte kendisi için yol bulur. Hem öyle hazırlanmış bir yemekten ne gibi bir bereket meydana gelebilir ki? Salih amellerin ve hayırlı işlerin özü, huzurla yenen helal lokmadan kaynaklanır. Her zaman ve özellikle namaz sırasında manevi huzur elde etmek istiyorsanız, mutlaka kazandığınızın helal olmasına dikkat edin.

#589

Kazanç iki çeşittir. Mal ve evlat; dünya kazancı, salih amel ise ahiret kazancıdır. Allah-u Teâlâ bazı kullarına bu ikisini birlikte verir.

#660

Her türlü haramı yapmaya, her türlü günahı işlemeye müsait iken, her kim bunlardan, Allah’ın razı olmadığı işlerden kendini muhafaza eder, nefsinin yönünü Allah’a çevirir ve onu salih amellere, namaza, oruca, Allah’ın hoşlandığı şeylere yöneltirse, O’nun yanında çok ama çok makbul olur! Âlemlerin Rabbi böyle bir yönelişten ne kadar da hoşnut olur! Gerçek manada mücahit böyle kimselerdir. Allah yanında makbul, Allah indinde pehlivan böyleleridir.

#876

İlahi huzura ulaşmak isteyen insanın birinci vazifesi salih amel ve Cenab-ı Hakk’a itaattır. Kişiyi bunlara götüren rehber ise ilimdir.

#943

Ahireti için azık (salih amel) biriktirene akıllı, nefsinin istekleri doğrultusunda dünyalık metalar peşinde koşana ise ahmak denir.

#1286

Bir amel, ancak şu üç şey ile salih amel olur:

Allah için takva sahibi olmak,

İyi niyet,

Yapılan ameli usulünce dosdoğru yapmak.

#1317

Vaktin senin en değerli sermayendir. Onu en değerli şeyle yani sana ebedi saadeti kazandıracak salih amallerle değerlendirmelisin.

#1329

Bir insanın imansız ve ibadetsiz huzurlu olması mümkün değildir. Nasıl ki, vücudumuz için, A,B,C,D… gibi vitaminlere ihtiyacımız vardır. Bunları temin eden bir insan, maddi vücudunu sağlığa ve huzura kavuşturur. Aynen öyle de Rabbimizin ruh ve kalp huzuru için bize sunmuş olduğu bir vitamin reçetesi vardır. Bunların başında namaz, oruç, zekât, gibi ibadetler gelir. Salih amellerimiz, ruhumuzu sağlığa ve huzura kavuşturan vitaminlerdir.

#1344

Dünya ahiretin tarlasıdır. Bu imtihan tarlasını salih amel tohumları ile ekmeyip zayi eden akılsız gafillere yazıklar olsun.

#1471

Salih amel, övgü ve ecrin sadece Allah’tan beklediğin ameldir.

Hz. Ali r.a. 

#1542

Cennet biletinin ücreti salih amellerle ödenir.

#1546

Dünya da iki gram altın için iki ton toprak elenir. Ahirette de böyledir. Niyet altın gibidir. Çok amel değil, ihlâslı amel lazımdır. O kadar amelde hep niyet aranır, niyete bakılır, Allah için olanlar seçilir diğerleri atılır.

#1647

Gerçek âlimleri arayıp bulmamız gerekiyor. İşte onları fark ettiren bazı alametler:

1-Gerçek âlimler ilimleriyle amel ederler. Sünnet-i seniyyeye titizlikle riayet eder. İstikamet üzere olurlar.

2-İnsanlar onları gördüklerinde Allah’ı hatırlar. Ciddi, mahzun ve ağırbaşlıdırlar. Halleri ile meclislerinde bulunanları şüpheden yakîne, riyadan ihlâsa, dünyaya rağbetten zühde, benlikten alçakgönüllülüğe, düşmanlıktan dostluğa sevk ederler.

3-Sükût etmeyi konuşmaktan daha çok sever, cedelden kaçınır, insanlara taati ve kalpleriyle meşgul olmayı tavsiye ederler.

4-Fetva hususunda tedbirlidirler. Acele etmez, ağır ve çekingen davranırlar. Dinin ana kaynaklarından dayanak bulmuşlarsa cevap verir, aksi halde “bilmiyorum” derler. Eğer kendi ictihat veya reyi sorulursa, daha iyi bilenlere havale ederler.

5-Sahip oldukları ilmi emanet bilir, ona en küçük bir leke bulaştırmadan, gölge düşürmeden kendisinden sonra gelenlere aktarmanın endişesini taşırlar.

6-İlmiyle dünyalık peşinde koşmaz, dünya hayatını iktisat üzere yaşarlar.

7-Kendi sahaları dışında kalan makbul ilimleri küçümseyip yermezler.

8-İnsanları Rabbinin yoluna, salih ameller işleyerek, hikmetle, güzel öğütlerle çağırırlar.

9-Bir ortamda dinin yanlış ve çirkin saydığı bir şey varsa oraya girmez, oradaki faaliyete katılmazlar.

#1655

Cennetle müjdelenen on sahabiden biri olan Zübeyr b. Avvam r.a. şöyle der:

“Kötü amellerinizi gizlediğiniz gibi salih amellerinizi de gizleyin.” 

#1705

İlmin hepsi dünyalıktır. Ahiret için olanı ise, kendisiyle salih amel edilendir. İhlâsla, Allah rızası için yapılan ameller hariç, bütün ameller de yok olup gidecektir.







Etiketler