Kadir gecesi güzel sözler, aşk sözleri, dini güzel sözler







      Diğer Sitelerimiz

25000 Veciz Söz

#623

Fahri-i Kâinat Efendimiz, Ramazan-ı Şerif ve mübarek Kadir gecesi yaklaşırken yapılacak en önemli ibadetin tövbe olduğunu bildiriyor. Bir de bazı şeyleri yapmamayı şart koşuyor. Yoksa tövbeden mahrum olurlar, buyuruyor. Bunlar:

  • Allah’a ortak koşmak
  • Din kardeşlerine kin tutmak
  • Ana-babaya eziyet etmek
  • Akrabalarla ilişkiyi kesmek
  • Sihir ve kehanetle uğraşmak
  • İçki, yalan, faiz ve zinaya devam etmek

#1624

Bir kişi vardı. Cuma dışında namazlara giden biri değildi. Aynı iş yerinde çalışan arkadaşının daveti üzerine Kadir gecesini ihya etmek için birlikte camiye gittiler. Caminin ortamından, imamın ihlâsla eda ettiği teravih namazından ve namaz sonrasında yaptığı duadan çok etkilendi. Hele de namazdan sonra ziyaret ettikleri sakal-ı şeriften tarifsiz duygularla ayrıldı.

Bu onun beş vakit namaza başlamasına vesile oldu. Artık aksatmadan beş vakit kılıyor, diline sahip oluyor, gözünü haramdan korumaya çalışıyordu. Dini bilgisini geliştirmek için de bir taraftan sürekli okuyordu. Bir süre sonra takdir ettiği biri oluvermişti. Şimdiye kadar boşa geçirdiğini düşündüğü ömrünü telafi etmek istercesine kendisini tamamen kulluğa vermişti.

Fakat her geçen gün daha da yoğunlaşan dindarlığı bir süre sonra artık hem kendisine hem çevresine zarar verir hale gelmeye başlamıştı. İşini aksatmaya başlamıştı. İslam’ı yaşamıyorlar diyerek ailesine hayatı zehir ediyordu. Oysa onları o hale kendisi getirmişti. Şimdi ise birden değişmelerini istiyordu. Etrafındaki hiç kimsenin müslümanlığını da beğenmez olmuştu. Ona göre gerçek İslam’ı yaşayan insan sayısı parmak hesabıyla birkaç kişiden ibaretti. Çevresine kızarken kendi kulluğunu da beğeniyor değildi. Bu yüzden daha fazla ibadet etmek gerektiğini düşünüyordu.

Bir sonraki yılın Kadir gecesi geldiğinde teravih namazını kılanlar arasında o yoktu. Hatta cumaya gidenler arasında da yoktu. Çabuk yorulmuştu. Etrafıyla ve hatta kendisiyle yaşadığı bu gerilimi kaldıramamıştı. Allah’ın yüklemediği yükü yüklenmesinin, aşırıya kaçmasının sonucuydu bu. Ona sahip çıkacak, itidal ve istikrarı öğretecek güzel bir ortamın bulunmaması da bu süreci hızlandırmıştı.

#1624

Bir kişi vardı. Cuma dışında namazlara giden biri değildi. Aynı iş yerinde çalışan arkadaşının daveti üzerine Kadir gecesini ihya etmek için birlikte camiye gittiler. Caminin ortamından, imamın ihlâsla eda ettiği teravih namazından ve namaz sonrasında yaptığı duadan çok etkilendi. Hele de namazdan sonra ziyaret ettikleri sakal-ı şeriften tarifsiz duygularla ayrıldı.

Bu onun beş vakit namaza başlamasına vesile oldu. Artık aksatmadan beş vakit kılıyor, diline sahip oluyor, gözünü haramdan korumaya çalışıyordu. Dini bilgisini geliştirmek için de bir taraftan sürekli okuyordu. Bir süre sonra takdir ettiği biri oluvermişti. Şimdiye kadar boşa geçirdiğini düşündüğü ömrünü telafi etmek istercesine kendisini tamamen kulluğa vermişti.

Fakat her geçen gün daha da yoğunlaşan dindarlığı bir süre sonra artık hem kendisine hem çevresine zarar verir hale gelmeye başlamıştı. İşini aksatmaya başlamıştı. İslam’ı yaşamıyorlar diyerek ailesine hayatı zehir ediyordu. Oysa onları o hale kendisi getirmişti. Şimdi ise birden değişmelerini istiyordu. Etrafındaki hiç kimsenin müslümanlığını da beğenmez olmuştu. Ona göre gerçek İslam’ı yaşayan insan sayısı parmak hesabıyla birkaç kişiden ibaretti. Çevresine kızarken kendi kulluğunu da beğeniyor değildi. Bu yüzden daha fazla ibadet etmek gerektiğini düşünüyordu.

Bir sonraki yılın Kadir gecesi geldiğinde teravih namazını kılanlar arasında o yoktu. Hatta cumaya gidenler arasında da yoktu. Çabuk yorulmuştu. Etrafıyla ve hatta kendisiyle yaşadığı bu gerilimi kaldıramamıştı. Allah’ın yüklemediği yükü yüklenmesinin, aşırıya kaçmasının sonucuydu bu. Ona sahip çıkacak, itidal ve istikrarı öğretecek güzel bir ortamın bulunmaması da bu süreci hızlandırmıştı.







Etiketler