tövbe güzel sözler, aşk sözleri, dini güzel sözler







      Diğer Sitelerimiz

25000 Veciz Söz

#44

Üste başa bulaşan kirler yıkanır çıkar ama kalbe bulaşan kirler nedametsiz ve tövbesiz asla çıkmaz.

#278

Yağmur damlaları toprağı, pişmanlık ve tövbe gözyaşları ise gönlü ferahlandırır, yumuşatır, canlandırır.

#564

Tövbeyi geciktirmek de ayrı bir günahtır. Tövbeyi geciktirdiğimiz her gün şeytanın bayramıdır.

#609

Tövbe etmezsek günahlarımızın kaydedildiği kat’i; ibadetlerimizin ise kabul edildiği şüphelidir.

#623

Fahri-i Kâinat Efendimiz, Ramazan-ı Şerif ve mübarek Kadir gecesi yaklaşırken yapılacak en önemli ibadetin tövbe olduğunu bildiriyor. Bir de bazı şeyleri yapmamayı şart koşuyor. Yoksa tövbeden mahrum olurlar, buyuruyor. Bunlar:

  • Allah’a ortak koşmak
  • Din kardeşlerine kin tutmak
  • Ana-babaya eziyet etmek
  • Akrabalarla ilişkiyi kesmek
  • Sihir ve kehanetle uğraşmak
  • İçki, yalan, faiz ve zinaya devam etmek

#767

Tövbe edenlerle oturun, onların kalpleri yumuşak olur.

Hz. Ömer (r.a.)

#841

Tasavvuf yolunda olan kimseye en önce lâzım olan, tövbe ile günah kirlerinden temizlenmesidir. Tövbe; günahtan vazgeçmek, o günâhı yaptığına pişmân olmak, o işi terketmeye azmetmek, haksız aldığı malı sâhibine geri vermek, kaçırmış olduğu namazlarını kazâ etmek, hocasının hizmetinde bulunmak, onun emrine uymakla olur. 

#841

Tasavvuf yolunda olan kimseye en önce lâzım olan, tövbe ile günah kirlerinden temizlenmesidir. Tövbe; günahtan vazgeçmek, o günâhı yaptığına pişmân olmak, o işi terketmeye azmetmek, haksız aldığı malı sâhibine geri vermek, kaçırmış olduğu namazlarını kazâ etmek, hocasının hizmetinde bulunmak, onun emrine uymakla olur. 

#857

 

Bennân-ı Hammâl hazretleri buyurdu ki: 
"Allah-ü Teâlâ semâyı yedi kat yarattı. Her katta mahlûklar ve melekler yarattı. Bunlar O'na ibâdet ve itâat ederler. Birinci kat, yâni dünya semasında bulunanların ibadeti korku ve ümit üzere bulunmaktır. İkinci semada bulunanların ibadeti, muhabbet ve hüzün üzere bulunmaktır. Üçüncü semada bulunanların ibadeti, minnet ve hayâ üzere bulunmaktır. Dördüncü semada bulunanların ibadeti, şevk ve heybet üzere bulunmaktır. Beşinci semada bulunanların ibadeti, münâcaat ve iclâl, saygı üzere bulunmaktır. Altıncı semada bulunanların ibadeti, inâbet, tövbe ve tâzim, saygı gösterme üzere bulunmaktır. Yedinci semada bulunanların ibadeti ise, mürüvvet, cömertlik ve kurb, yakınlık üzere bulunmaktır."

 

#859

Bennân-ı Hammâl Hazretleri buyurdu ki:
"Tövbe iki çeşittir. Biri avâmın tövbesi, biri de havâsın tövbesidir. Avâmın tövbesi günahlardan tövbedir. Havâsın tövbesi ise gafletten tövbedir. Avâm ile havâsın, tövbelerinde fark vardır. Avâm, günahlardan ve kötülüklerden tövbe eder. Havâs ise bunları zaten işlemez. Fakat onların tövbesi yanılmaktan, gaflete düşmekten ve yaptığı ibadet ve tâatı sebebiyle kendini beğenme korkusundan tövbedir.

 

#875

Günah, kişiyi cehenneme çeken bir kement olduğu gibi, tövbe de insanı Allah’a çeken bir nurdur.

#1163

Bayezid-i Bistami Hazretleri buyuruyor ki:
"Günahlara bir defa, tâatlere ise bin defa tövbe etmek lâzımdır. Yâni yaptığı ibâdet ve tâatlere bakıp kendini beğenmek, o ibâdeti hiç yapmamak günahından bin kat daha fenâdır."

#1163

Bayezid-i Bistami Hazretleri buyuruyor ki:
"Günahlara bir defa, tâatlere ise bin defa tövbe etmek lâzımdır. Yâni yaptığı ibâdet ve tâatlere bakıp kendini beğenmek, o ibâdeti hiç yapmamak günahından bin kat daha fenâdır."

#1171

Bir gün Yûsuf-i Bahirânî isminde bir zât kendi kendine; "Bayezid-i Bistami'nin yanına gideyim. Eğer, açıktan bir keramet gösterirse velî olduğunu kabûl edeyim. Böylece onu imtihan etmiş olayım." diye düşündü. Bu düşünce ile, Bayezid-i Bistami'nin bulunduğu yere geldi. Bayezid-i Bistami onu görünce buyurdu ki; "Biz kerametlerimizi, talebelerimizden Ebû Saîd Râî'ye havâle ettik. Sen ona git." Bu kimse gidip, Ebû Saîd Râî'yi sahrada buldu. Kendisi namaz kılıyor, koyunlarına da, kurtlar bekçilik ediyordu. Namaz bitince, gelen kimse kendisinden tâze üzüm istedi. Oralarda üzüm bulunmazdı ve zamanı da değildi. Ebû Saîd Râî, asâsını ikiye bölüp, bir parçasını gelen kimsenin tarafına, diğer kısmını da kendi tarafına dikti. Allah-ü Teâlâ’nın izni ile, hemen o parçalar asma oldu ve tâze üzüm verdi. Fakat Ebû Saîd tarafında bulunan üzümler beyaz, gelen kimsenin tarafında bulunan üzümler siyah idi. O kimse, üzümlerin renklerinin farklı olmasının sebebini sordu. Ebû Saîd Râî; "Ben, Allah-ü Teâlâ’dan, yakîn yolu ile istedim. Sen ise imtihan yolu ile istedin. Dolayısı ile renkleri de niyetlerimize uygun olarak meydana geldi." buyurdu ve o kimseye bir kilim hediye edip, kaybetmemesini tembih etti. O kimse kilimi alıp, hacca gitti. Fakat kilimi, Arafat'da kaybetti. Çok aradı ise de bulamadı. Hac dönüşünde, Bistâm'a, Bâyezîd hazretlerinin yanına uğradı. Baktı ki kaybettiği kilim, Bayezid-i Bistami'nin önünde duruyor. Bu hâdiselere şahit olduktan sonra, böyle yüce bir zâttan, kerâmet istediğine çok pişmân oldu. Tövbe ve istigfâr edip, Bayezid-i Bistami'nin talebeleri arasına katıldı.

#1252

Günaha bir tövbe yeter, taata bin tövbe yetmez. Günah işleyen, tövbe ederse Allah affeder. Fakat ibadet eden, ucba kibre kapılabilir. Buna bin tövbe bile yetmez. Beni İsrailden bir fâsık vardı. Bir âbid de ibadetiyle şöhret bulmuştu. Fâsık, bu âbidin yanından geçerken, "Gideyim, şu âbidin yanına oturayım, belki Allah-ü Teâlâ onun hürmetine beni affeder" diye düşündü. Gidip âbidin yanına oturdu. Âbid ise, üzerinde bulutun gölgelendirdiği bir zat olduğu için, böbürlenip, "Bu fâsık, benimle oturamaz" diyerek ondan yüzünü çevirdi. Yüz bulamayan fâsık da çekip gitti. Fakat Âbidin üzerindeki bulut, fâsıkla beraber gitti. Allah-ü Teâlâ zamanın Peygamberine; “İnsanlara niyetlerine göre muamele ederim. Fâsıkın günahlarını, onun bu iyi niyetinden dolayı affettim. Âbidin ibadetlerini de kibri sebebiyle yok ettim” diye vahyetti.

#1297

Tövbe müminin günahlarından arınması, kalbinin temizlenmesidir.

Tövbe, yeniden yola koyulmak, esas hedefe yönelmektir.

Tövbe hayatta yeni, temiz bir sayfa açmaktır.

#1298

Meşhur âlimlerimizden İmam Nevevi, Riyazü’s Salihîn adlı hadis derlemesinde tövbe için şunları söyler:

“Âlimler, günahın her çeşidinden tövbe etmek gerekir” demişlerdir. Eğer günah, kul ile Allah arasında olup kul haklarıyla ilgili değilse, bu günahtan tövbenin üç şartı vardır:

Birincisi, günahtan tamamen uzaklaşmak.

 İkincisi, günahı işlediğine pişmanlık duymak

Üçüncüsü de, bir daha tövbesinden dönmemeye kesin karar vermektir.

Bu üç şarttan biri bulunmazsa kişinin tövbesi sahih olmaz. Eğer günah kul hakkı ile ilgili olursa, ilk üç şartla birlikte, hak sahibinden helallik almak da gerekir. Eğer bu hak, mal ve benzeri bir şey ise sahibine geri verilir.

#1298

Meşhur âlimlerimizden İmam Nevevi, Riyazü’s Salihîn adlı hadis derlemesinde tövbe için şunları söyler:

“Âlimler, günahın her çeşidinden tövbe etmek gerekir” demişlerdir. Eğer günah, kul ile Allah arasında olup kul haklarıyla ilgili değilse, bu günahtan tövbenin üç şartı vardır:

Birincisi, günahtan tamamen uzaklaşmak.

 İkincisi, günahı işlediğine pişmanlık duymak

Üçüncüsü de, bir daha tövbesinden dönmemeye kesin karar vermektir.

Bu üç şarttan biri bulunmazsa kişinin tövbesi sahih olmaz. Eğer günah kul hakkı ile ilgili olursa, ilk üç şartla birlikte, hak sahibinden helallik almak da gerekir. Eğer bu hak, mal ve benzeri bir şey ise sahibine geri verilir.

#1298

Meşhur âlimlerimizden İmam Nevevi, Riyazü’s Salihîn adlı hadis derlemesinde tövbe için şunları söyler:

“Âlimler, günahın her çeşidinden tövbe etmek gerekir” demişlerdir. Eğer günah, kul ile Allah arasında olup kul haklarıyla ilgili değilse, bu günahtan tövbenin üç şartı vardır:

Birincisi, günahtan tamamen uzaklaşmak.

 İkincisi, günahı işlediğine pişmanlık duymak

Üçüncüsü de, bir daha tövbesinden dönmemeye kesin karar vermektir.

Bu üç şarttan biri bulunmazsa kişinin tövbesi sahih olmaz. Eğer günah kul hakkı ile ilgili olursa, ilk üç şartla birlikte, hak sahibinden helallik almak da gerekir. Eğer bu hak, mal ve benzeri bir şey ise sahibine geri verilir.

#1621

Tasavvufi hayatın en kıymetli nimeti müminlerin günahlarından tövbe etmesidir. Tövbe, ibadetlerin en efdali, mükemmellik kapısının nurlu anahtarı, ilahi rızaya ulaşmanın en parlak ve latif yoludur.

#1625

Tövbe, nefsi kötülüklerden arındırıp güzelleştirmektir.

#1710

Tevbe; kulun eğrilikten doğruluğa dönmesidir.

Tevbe; kulun kendisini şerre sevk eden nefsini tokatlamasıdır.

Tevbe; bâtılı, isyanı terk edip Hakk’a yönelmek, kulluk bilincine varmaktır.







Etiketler