içmek güzel sözler, aşk sözleri, dini güzel sözler







      Diğer Sitelerimiz

25000 Veciz Söz

#353

Yemek içmekte ölçülü olmayanlar, kendilerinin düşmanıdırlar.

#608

Oruç tutmak, Allah-ü Teâlâ’nın sıfatıyla sıfatlanmaktır. Zira Allah-ü Teâlâ yemekten ve içmekten münezzehtir.

#820

Yemekte, içmekte ölçüye uymayan kendinin düşmanıdır.

Hz. Ali (r.a.)

#1432

Bütün pop şarkılarının üçte biri uyuşturucu, alkol ve sigaradan bahsetmektedir. Popüler müziğin bazı türlerinde ise alkol ve uyuşturucu daha fazla yer almaktadır. Bu bulgulara Pittsburgh Üniversitesi'nden Amerikalı bir araştırma grubu 2005 yılının en popüler 279 şarkısını inceleyerek ulaşmıştır. (Archives of Pediatrics & Adolescent Medicine)

Popüler müzik şarkılarının muhtevasına dâir araştırmanın ortaya koyduğu gibi, 15–18 yaş arası gençlerin günde ortalama 2,4 saat müzik dinledikleri tespit edilmiştir. Bu kadar çok dinlenen şarkılarla uyuşturucu ve alkol arasındaki bağlantı, dünya gençliğinin nasıl bir tehditle karşı karşıya kaldığını ortaya koymuştur. Zîrâ 279 şarkının 116'sının (% 41,6) doğrudan uyuşturucuyla ilgisi var ve çoğunda bizzat uyuşturucu zikredilmektedir. Rap müziğinin yüzde 77'sinde, hiphopların yüzde 20'sinde yine doğrudan alkol ve uyuşturucudan bahsedilmektedir. Uyuşturucunun yanı sıra şarkıların çoğunda yine alkol ve marihuana (esrar) ilk sıralarda yer almaktadır. Ayrıca alkol ve uyuşturucunun konu edildiği şarkılarda parti, cinsellik, clique veya şiddet gibi konular da ağırlıklı olarak işlenmektedir.

#1648

Oruç sadece bedenimizi, nefsimizi kontrol altına alma boyutuyla öne çıkmaz. Oruçlu kişi, yiyip içmemek kadar türlü ahlakî yanlışları yapmamakla da mükelleftir. Aksi takdirde orucun bizlere aç kalmaktan başka bir kârı olmayacaktır.

#1674

Sadi-i Şirazî Hazretleri Gülistan’da diyor ki:

Musa Aleyhisselam, yeterli elbisesi olmadığı için kumun içine gizlenmiş bir fakir gördü. Adamcağız: “Ya Musa, bana dua ediver. Cenab-ı Hak bana bolca dünyalık versin. Çünkü zaruretten bitip tükendim.” dedi. Musa Aleyhisselam ona dua etti. Hak Teâlâ o yoksula dünyalık ihsan etti. Bir zaman sonra Musa Aleyhisselam Allah’a yalvarıştan dönüp geliyordu. Gördü ki o yoksul yakalanmış, etrafında kalabalık bir halk toplanmış.

Musa Aleyhisselam: “Bu ne iştir?” diye sordu. Dediler ki: “Bu adam şarap içmiş, kavga etmiş ve birini öldürmüş. Şimdi onu kısas olarak idama götürüyorlar.” Musa Aleyhisselam, Yüce Yaratıcı’nın hikmet ve adaletini bir kez daha ikrar ve kendi tavrı için istiğfar etti. Sonra da: “Allah, kullarına rızkı pek bol verseydi, yeryüzünde azgınlık yaparlardı.” mealindeki ilahi kelamı dile getirdi. Kedinin kanadı olsaydı dünyadan serçenin neslini kaldırırdı. Seni zengin etmeyen Allah, sana layık olanı senden daha iyi bilir.

#1679

Dervişin biri, kolsuz bacaksız bir tilki gördü. “Bu vaziyette bu hayvan nerden yiyip içiyor? Nasıl yaşayabiliyor? diye  Cenab-ı Hakk’ın kudretine hayran kaldı. Şaşkın derviş bu haldeyken bir aslan pençesinde bir çakalla çıkageldi ve avını orada yedi. Ondan artan şeyler de tilkiyi doyurdu. Herkesin rızkını ulaştıran (Rezzak), Allah ertesi gün başka bir tesadüfle tilkinin günlük yiyeceğini yine gönderdi.

Bu hakikat karşısında adamın gözü açıldı. Hemen bir mescide gidip tevekküle koyuldu. “Aslanlar bile rızıklarını zorbalıkla yemiyorlar. Madem ki Allah kötürüm tilkinin rızkını ayağına gönderiyor, benim rızkımı da gönderir. İyisi mi ben bundan sonra karıncalar gibi bir köşeye çekileyim.” dedi. İşi gücü bıraktı, Yüce Yaratıcı’nın gayb âleminden rızık göndereceği ümidiyle beklemeye başladı. Fakat günlerce gelen giden olmadı.

Bu arada mihrap tarafından kulağına şöyle sesler geldi: “Ey tembel adam! Elsiz ayaksız tilki gibi görme kendini. Kalk da yırtıcı bir aslan kesil. Öyle çalış ki, aslan gibi senden de başkalarına bir şeyler kalsın. Neden aciz tilkiye benzeyip artıklarla doyacaksın. Aslan gibi güçlü bir insan, düşkün tilki gibi davranırsa köpekler bile ondan üstün olur. Çalış çabala ve başkalarıyla yiyip içmeye bak; birilerinin artığına göz dikmeyi bırak.

#1926

Ebubekir Sıddık (r.a) kat ettiği mesafenin sırrını şöyle açıklar:

“Rabbime ibadetin zevkini alabilmek için, Müslüman olduğumdan beri karnımı tıka basa doyuramadım. Yine Müslüman olduğumdan beri Rabbime kavuşma iştiyakından dolayı kana kana su içemedim!”

#1981

Bir hutbesinde Hz. Osman r.a., Allah-ü Tealâ’ya hamd-ü sena ve Rasul-i Ekrem s.a.v. Efendimiz’e salât-u selamdan sonra halka şöyle seslendi:

Ey insanlar! İçkiden uzak durun. Zira o, bütün kötülüklerin anasıdır.

Sizden önceki kavimlerden birinde ibadete düşkün bir adam vardı. Kadınlardan uzak dururdu. Bir gün insanları yoldan çıkarmayı meslek edinmiş bir kadın ona musallat oldu. Kendisine haber göndererek, bir meselede şahitliğine ihtiyacı olduğunu bildirdi. Adam, kadından haber getiren hizmetçi kızla birlikte kadının yanına gitti. Eve girdiğinde, girdiği her kapı hizmetçi kız tarafından üstüne kapatıldı. Bu şekilde adam, süslenip hazırlanmış olan kadının yanına kadar vardı. Kadının yanında içki dolu bir kâse, bir de çocuk vardı. Kadın şöyle dedi:

- Vallahi seni şahitlik için çağırmadım. Seni ya bana sahip olman veya şu içkiden bir bardak içmen yahut da şu çocuğu öldürmen için çağırdım. Eğer bunlardan birini yapmazsan bağırarak insanları başına toplar, seni rezil ederim.

Adam, kadının söylediklerinden birisini yapmaktan başka çaresi olmadığını görünce en az zararlı seçenek olduğunu düşünerek içkiden bir bardak içmeyi kabul etti. Kadın ona bir bardak verdi. Adam içkiyi içince içkinin tesiriyle bir bardak daha istedi. Kadın bir bardak daha verdi. Derken adam sarhoş oldu ve hem çocuğu öldürdü, hem de kadınla zina etti.

Bu sebeple içkiden uzak durun! Allah’a yemin ederim ki, iman ile içki alışkanlığı bir kalpte bir arada bulunmaz. Eğer bir adamda bunların ikisi de varsa, çok geçmez biri diğerini dışarı atar.

(Hz. Osman r.a., bu rivayette anlattığı kıssayı Efendimiz s.a.v.’den işitmiştir.)

 







Etiketler