İmam-ı Azam güzel sözler, aşk sözleri, dini güzel sözler







      Diğer Sitelerimiz

25000 Veciz Söz

#482

Bir gün Halife Mansur, İmam-ı Azam’a dedi ki:

Hediyelerimi niçin kabul etmiyorsun?

İmam, gayet soğukkanlı şekilde cevap verdi:

Çünkü onlar sizin değil, milletin malıdır.

#490

İmam-ı Azam Ebu Hanefi’ye kendisinden daha az zengin biri gelerek:

-Ya imam, namazda aklıma hep sahip olduğum servet geliyor, develerimi hayal ediyorum. Siz ise daha çoğuna sahip iken, bu ibadet zevkini ve vecdini nasıl bulabiliyorsunuz? diye sorar.

İmam-ı Azam şu harika cevabı verir:

- Ben develerimi ahıra bağlarım, kalbime değil…

 

 

#1020

İmam-ı Azam (r.a) buyuruyor ki:

Eğer bilmediklerim ayağımın altına koyulsaydı; başım arşa değerdi.

#1236

Şemseddin-i Sivasi'nin Menakıh-i İmam-ı Âzam isimli eserinde şöyle yazılıdır:
İmam-ı Âzam’ın babası Sabit (rahmetullahi aleyh) küçük yaştan beri ahlakı temiz, takva ve vera sahibi idi. Yüzü gayet nurlu olup zühdü, salahı ve ilmi pek çok idi.
Bir gün bir dere kenarında abdest alıyordu. Suda bir elma gördü. Abdestten sonra suda çürüyüp gidecek olan bu elmayı alıp yedi. Fakat tükürüğünde kan gördü. Şimdiye kadar böyle bir hâl görmediği için tükürükteki kanın bu elmadan ileri geldiğini tahmin etti. Yediğine pişman oldu. Elmanın sahibini bulup helalleşmek için dere boyunca gitti. Nihayet yediği elmaya benzeyen bir meyve bahçesi gördü. Sahibini sordu. Bu zatın gayet cömert ve ihsan sahibi olduğunu, hatta ağaçta bulunan bütün elmaları toplayıp götürülse yine bir şey demeyeceğini, bir elmanın ne ehemmiyeti olacağını söylediler. Buna rağmen elmanın sahibini buldu, meseleyi anlattı, ya parasını almasını veya helal etmesini istedi. 
Bahçe sahibi gencin bu halini görünce takva ve verasının doğru olup olmadığını öğrenmek için şöyle dedi:
Yediğin elmam için ne vereceksin?
Altın gümüş neyim olsa veririm.
Ben altın gümüş istemem ama eğer kıyamette senden davacı olmamı istemezsen bir teklifim var, onu kabul etmen gerekir.
Teklifin nedir?
Yapacaksan söyleyeyim...
İslamiyet’e uygunsa yapabilirim.
Kör, sağır, dilsiz ve kötürüm bir kızım var, bununla evlenmeye razı olursan o zaman elmayı sana helal edebilirim.
Sabit hazretleri ahirete kul hakkıyla gitmemek için bu teklifi kabul etti. Düğün hazırlığı yapıldı. Sabit hazretlerinin ilk gece odaya girmesiyle çıkması bir oldu. Hemen kayınpederine koşup; “Efendim, bir yanlışlık var galiba, içeride sizin bahsettiğiniz vasıflarda bir kız yok, tam tersi!” Kayınpederi tebessüm ederek;  “Evladım o benim kızımdır, senin de helalindir. Ben sana kör dediysem, o hiç haram görmemiştir. Sağır dediysem, o hiç haram duymamıştır. Dilsiz dediysem, o hiç haram konuşmamıştır. Kötürüm dediysem, o hiç harama gitmemiştir. Var git helalinin yanına, Allah-ü Teâlâ mübarek ve mesut etsin.”
İşte bu evlilikten, yani böyle ana babadan İmam-ı Âzam Ebû Hanife hazretleri dünyaya geldi.







Etiketler