Allah güzel sözler, aşk sözleri, dini güzel sözler







      Diğer Sitelerimiz

25000 Veciz Söz

#298

Süfyan-ı Sevri Hz.leri, dünyalık elde etmek için, devlet adamlarına yakın duran, onların hizmetlerine koşan birine, bu halden uzaklaşmasını, dalkavukluğu terk etmesini tavsiye etmişti.

O kişi:

-O zaman ailemi nasıl geçindiririm? diye sorunca;

 Süfyan-ı Servi şöyle buyurdu:

-Sübhanallah!

Kendisine isyan ettiğin hallerde bile rızkını kesmeyen Allah-ü Teâlâ, kendisine itaat ettiğinde mi rızkını vermeyip kesecek?

#390

Sevmek için Allah, arkadaş olmak için Kur’an, nasihat için de ölüm yeter.

İbn-i Sirin

#1123

Bayezid-i Bistami bir sene hacca gitmek üzere yola çıktı. Bir devesi vardı. Azığını ve eşyasını o deveye yüklemişti. Birisi kendisine; "Bu kadar uzun yol için, bu kadar yük bu deveye fazla gelmez mi?" dedi. Bayezid-i Bistami; "Acaba yükü taşıyan deve midir? Dikkat et bakalım, devenin sırtında yük var mı?" dedi. O kimse dikkatle baktığında gördü ki, yük devenin sırtından bir karış yukarıda durmaktadır. O kimse hayretini gizleyemeyip; "Sübhânallah! Ne kadar acâib bir iş." deyince, Bayezid-i Bistami; "Hâlimi sizden gizlesem, bana dil uzatıyorsunuz. Hâlimi size açık açık göstersem hayret ediyorsunuz, tâkat getiremiyorsunuz. Ben size ne yapayım bilemiyorum?" buyurdu ve yoluna devam etti. Ziyaretleri esnasında kendisine, annesinin hizmetine gitmesi bildirildi. Bistâm'a giden bir kafile ile hemen yola çıktı. Bistâm'a geldiği duyulunca bütün halk yollara dökülüp, kendisini karşıladılar. Seher vakti evlerine geldi. Annesi abdest almış şöyle duâ ediyordu:

"Yâ Rabbî! Benim garib oğlumu her kötülükten muhafaza buyur. Büyükleri kendisinden hoşnut eyle. Oğluma güzel hâller ve iyilikler ihsân buyur..." Bunun üzerine Sultan-ül-Ârifîn kapıyı çalıp izin istedi. Annesinin "Kim o?" sualine, Bayezid-i Bistami; "Senin garip oğlun." cevabını verdi. Annesi koşup kapıyı açtı ve; "Senden ayrılık hasretiyle ağlaya ağlaya saçlarıma ak düştü, belim büküldü." dedi.

#1135

Bayezid-i Bistami'ye bir gün bir kimse gelip; "Efendim! Ben otuz senedir, gündüzleri oruç tutup, geceleri namaz kılıyorum. Ama, kendimde hiç bir ilerleme göremiyorum. Hâlbuki itikadım da düzgündür." dedi. Sultân-ül-Ârifîn; "Sen bu hâlde üç yüz sene daha devâm etsen bir şeye kavuşamazsın. Çünkü nefs engelin var." buyurdu. O kimse; "Efendim! Bunun bir çaresi yok mu?" diye sordu. Bayezid-i Bistami: "Var ama sen kabul etmezsin." buyurdu. O kimse ısrar edip; "Aman efendim, lütfen bildiriniz ve beni talebeliğe kabul ediniz. Ne emrederseniz yaparım." dedi. Sultân-ül-Ârifîn buyurdu ki:

"Öyle ise şimdi evine git. Bu kıymetli elbiseleri çıkarıp, adî ve eski bir elbise giy. Boynuna bir torba asıp içine ceviz doldur. Seni en iyi tanıyanların bulundukları sokağa git. Çocukları başına topla, (Bana bir tokat vurana bir ceviz, iki tokat vurana iki ceviz veriyorum) de." O kimse bunları duyunca; "Sübhânallah, Lâ ilâhe illallah. Ben bunları yapamayacağım. Bana başka bir şey emretseniz." dedi. Bayezid-i Bistami; "Senin ilâcın ancak budur ve biz de baştan; "Sen bunları kabul etmezsin!" diye söylemiştik. Yolumuzun esası nefsi terbiye etmektir." buyurdu.

#1135

Bayezid-i Bistami'ye bir gün bir kimse gelip; "Efendim! Ben otuz senedir, gündüzleri oruç tutup, geceleri namaz kılıyorum. Ama, kendimde hiç bir ilerleme göremiyorum. Hâlbuki itikadım da düzgündür." dedi. Sultân-ül-Ârifîn; "Sen bu hâlde üç yüz sene daha devâm etsen bir şeye kavuşamazsın. Çünkü nefs engelin var." buyurdu. O kimse; "Efendim! Bunun bir çaresi yok mu?" diye sordu. Bayezid-i Bistami: "Var ama sen kabul etmezsin." buyurdu. O kimse ısrar edip; "Aman efendim, lütfen bildiriniz ve beni talebeliğe kabul ediniz. Ne emrederseniz yaparım." dedi. Sultân-ül-Ârifîn buyurdu ki:

"Öyle ise şimdi evine git. Bu kıymetli elbiseleri çıkarıp, adî ve eski bir elbise giy. Boynuna bir torba asıp içine ceviz doldur. Seni en iyi tanıyanların bulundukları sokağa git. Çocukları başına topla, (Bana bir tokat vurana bir ceviz, iki tokat vurana iki ceviz veriyorum) de." O kimse bunları duyunca; "Sübhânallah, Lâ ilâhe illallah. Ben bunları yapamayacağım. Bana başka bir şey emretseniz." dedi. Bayezid-i Bistami; "Senin ilâcın ancak budur ve biz de baştan; "Sen bunları kabul etmezsin!" diye söylemiştik. Yolumuzun esası nefsi terbiye etmektir." buyurdu.

#1877

Hz. Ali’ye (r.a):

Allah, bu kadar insanı nasıl hesaba çeker? Diye sorulduğunda:

Nasıl rızıklandırıyorsa, öyle cevabını vermiştir.







Etiketler