Dini güzel sözler - Dini, güzel, veciz,dini en güzel sözler,güzel sözler dini sözler,dini sözler güzel,islami dini sözler,dini güzel sözler resimli,en güzel dini resimli sözler,resimli dini güzel sözler,özlü sözler dini,özlü dini sözler,dini sözler paylaþ,dini anlamlý güzel sözler,dini güzel sözler anlamlý sözler,anlamlý dini güzel sözler







      Diğer Sitelerimiz

25000 Veciz Söz

 

Basra, denize yakın bir mıntıkaydı. Sahilden yapı­lan nakliyatla ihtiyaçlarını kolayca te’min eder, pek yokluk çekmezdi. Buna rağmen bir sene Basra’da bü­yük bir buğday kıtlığı oldu. Kuraklık bütün bölgeyi ka­sıp kavurduğundan, halkın büyük kısmı buğdaysız kalmıştı.

İmam-ı A’zam Efendimiz de, o günlerde buğday alıp satıyordu. Basra halkının buğday sıkıntısı çektiğini duyunca deniz yoluyla oraya buğday göndermek istedi. Yüklediği bir motor dolusu buğdayı Basra’ya yollarken, ortağına da şu meâlde bir mektup yazdı:

Muhterem ortağım. Basra halkının buğday sıkın­tısı çektiğini işittim. Yüklediğim bir motor yükü buğda­yı hemen yola çıkardım. Buğdayı teslim alır almaz top­lanan halka satıver, ihtiyaçlarını karşılasınlar, daha fazla sıkıntı çekmesinler.

Buğdayla birlikte mektubu da alan ortak, malın başına toplanan müşteriler karşısında sevinmiş, buğ­dayı hemen satıvereceğini düşünerek memnun olmuş­tu. Ancak o sırada pazar bekçisi geldi ve ona şu fikri telkin etti: Efendi, sen bu buğdayı bugün satıverme. Cuma­ya kadar beklet. Zira cuma günü hem çevre halkı cu­ma namazı için Basra’ya toplanır, hem de o gün bura­nın pazarı kurulur, alıcılar çoğalır, fiyatlar da daha faz­la yükselir. Malûm ya, buğday kıtlığı var. Ne kadar bekletsen o kadar ihtiyaç şiddetlenir, fiyat da yükselir.

Bu teklif ortağın aklına yatmıştı. Buğdayı bir hafta kadar beklettikten sonra, cuma günü pazara çıkardı. Kısa zamanda çok pahalı fiyatla sattı. Satıştan hâsıl olan büyük miktardaki kârla birlikte malın bedelini İmam-ı A’zam Efendimize gönderirken, bu çok kârı na­sıl elde ettiğine dair bilgiyi de mektubunda anlattı.

Birkaç gün sonra İmam-ı A’zam Efendimizden, tek­rar bir mektup alan ortak, şu satırları dikkatle okudu:

Muhterem ortağım! Buğdayı satmış, çok fahiş bir kâr sağlayıp bana göndermişsin. Ben bundan sevin­mek şöyle dursun, tam aksine çok üzüldüm. Buğdayı aldığın gün piyasaya arzedecek, halkın ihtiyacını karşı­layacaktın. Halbuki sen buğdayı saklamış, ihtiyacın şiddetlenmesini beklemişsin. Böylece fiyatları yükselt­miş, ihtikâr yoluyla fazla kâr elde etmişsin. Şimdi sen­den tek isteğim şudur ki: Kârı sana geri gönderiyorum. Eline geçer geçmez, derhal Basra fakirlerini bir bir gez, tümünü onlara dağıt. Böylece helâl kazancımıza haram karıştırmış olmayalım. Çünkü ihtikâr, yani istifçilik yo­luyla sağlanan para helâl değildir.



Hızlı Sayfa Navigasyonu



dn : 59468          bugn: 22050          toplam : 50321315


Etiketler